Ana Sayfa | Nerede Ne Meşhur? | Türkiye Seyir Rehberi | İlan Ekle | Konuk Defteri | Anket | Reklam Ajansı     
 
 
 



 
Çeşme Alaçatı
Hünnap Betül Pansiyon
  Çeşme Alaçatı
Ali Baba Restaurant

 

 

 

CUNDA ADASI

Masmavi bir deniz, tüm ışıltılarını sizlere sunmaya hazırlanan sımsıcacık bir güneş, gökyüzünde tarif edilemez renklerin bir biriyle dansı, akşam üstü, güneş batmak üzereyken keşfedilen yerlerin insana verdiği huzura eski bir değirmenin kollarından gelen imbat rüzgarının eşlik etmesi ile tarih ve doğanın sizi kucaklığı Cunda Adası.

CUNDA ADASI TANITIM

Cunda adalar kenti Ayvalık'ın tek yerleşim olan yeridir. Cunda'nın ilçe merkezine uzaklığı karayolu ile 8 kilometre, deniz yolu ile 3 mildir. Adaya dolmuş motorlar ile gidebilirsiniz. Çok sayıda kilise ve manastır barındıran adanın etrafı çam ve zeytin ağaçları ile çevrilidir Ünü dünyaca bilinen Taksiyarhis Kilisesi, Agios Yannis ve Panaya Kilisesi mutlaka görülmesi gereken tarihi yapılardır.

TARİHİN TANIĞI;
CUNDA ADASI'NIN TARİHİ GÜZELLİKLERİ


Taksiyarhis Kilisesi:
Bu kilise kubbeli bazilikal plan tipine uygun olarak inşa edilmiştir. Bu plan tipi Bizans Mimarisi'nde toplantı ve mahkeme salonlarında sıkça uygulanan bir mimari plan tarzıdır. Adanın metropol kilisesinin 1873 yılına inşa edildiği bilinmektedir.Kilise avlusuna iki sütunla taşınan üçgen alınlıklı anıtsal bir giriş kapısından girilmektedir.Bazilika şeklindeki kilise, dikdörtgen planlı uzun bir yapıdır. Doğu cephesinde yarım yuvarlak bir şekilde dışarı taşmış bir ana "apsis" bulunmaktadır.Kilisenin ana mekânı dörder taşıyıcı sütunla üç nefe ayrılmıştır. Sütunlar kemerlerle birbirine bağlıdır.Kilisenin üç nefli ana mekân planı batı yönündeki "narteks" ile sınırlandırılmıştır.Kilisenin giriş kapısı bu narteks üzerindedir.Kilise duvarları, kaba yonu taştan yığma tekniği ile inşa edilmiştir. Merdivenler ve pencere kemerleri ve söveleri de geleneksel sarımsak taşıdır.1927?1928 yılları arasında minaresiz olarak camiye çevrilen kilise içerindeki ikonların büyük bir kısmı yerlerinden sökülmüştür. Bu tahribata rağmen kilise içerisinde hala çeşitli ikonlar bulunmaktadır. En ilgi çeken ikonlardan biride Yunus peygamberin uzun süre denizde kalıp bir balığın içinde yaşadıktan sonra balığın ağzından çıkışını tasvir eden ikondur.

Agios Yannis Kilisesi:
Aşıklar tepesinde yer alan kilisede kullanılan malzemeden 1800'lü yılların sonu ile 1900'lü yılların başında inşa edildiği anlaşılmaktadır. Üstü kiremitle örtülü olan kilisenin lama demirleri kesilince 1944 depreminde tavanı çökmüş çan kulesi de tamamen yıkılmıştır. Harap bir haldeyken 2006 yılında İşadamı Rahmi Koç tarafından restorasyona tabi tutulan kilise, aslına uygun olarak onarılmış ve çan kulesi yeniden inşa edilmiştir.

Panaya Kilisesi:
1863 yılında yapılan kilise, adanın en büyük ve en görkemli kilisesiydi.Kilise insani ve doğal tahribata, çıkan yangına ve 1944 depremine rağmen 1954 yılına kadar bütün ihtişamı ile ayakta kalmıştır. Ancak 1954 yılında adada okul yapımına karar verilince taş ihtiyacını karşılamak için yıktırılmıştır. Kiliseden günümüze bugün sadece su çeşmesi, su künkleri gibi birkaç kalıntı gelebilmiştir. Kilisenin yıkılmadan yüksek duvarlarla çevrilmiş geniş bir avlunun içerisinde yer almaktaydı. Avlunun zemini diğer kilise avlularında olduğu gibi, deniz kenarlarından toplanmış parlak, küçük siyah ve beyaz taşlarla muhtelif geometrik şekillerle döşenmişti. Kiliseye giriş üç taraftan, beşer merdivenli kapılar ile sağlanmaktaydı. Geniş bir merdivenle çıkılan binanın ön kısmında, binanın ön giriş kısmını ayakta tutan, dört adet sarımsak taşından yapılmış kalın sütun armalar bulunmaktaydı. Kilisenin güney yönünde çok yüksek bir çan kulesi yer almaktaydı. Bu kule yörenin en yüksek çan kulesidir.

Ai Dimitri Ta Salina Manastırı:
Cunda Adası'nın kuzey yönündeki Pateriça yarımadasının en uç noktasında yer alan manastır, dik bir tepenin denizle birleştiği noktada yer almaktadır. Manastırın inşa tarihi kesin olarak bilinmemektedir. 1771 ve 1795 tarihlerinin iki taş üzerinde yazılı olduğu söylenmektedir. Fakat Ayvalık halkının 1771 tarihinde şehirden çok uzak olan bu manastırı inşa edebilecek gelişmişlikte olmadığı göz önünde tutulduğunda bu tarih pek gerçekçi görünmemektedir. Zeytin tevziatı yapıldığı dönemde, Katerinli Fahrettin Bey'e verilen zeytinliklerin sınırları içerisinde olması, kapalı tutularak yazlık olarak kullanılması ve bakım görmesi manastırın ayakta kalmasını sağlamıştır. Fahrettin Bey'in vefatından sonra şuursuz defineciler tarafından harap edilmiştir. Manastır çevresi duvarlarla çevrili olup diğer manastırlarda olduğu gibi avlu ortasında kilisesi yer almaktadır.Avlu içerisinde yer alan kilise doğuya bakacak şekilde kubbeli olarak dikdörtgen planlı inşa edilmiş. Kilisenin giriş kapısı da sarımsak taşından inşa edilmiştir. Kilisede kullanılmış olan sarımsak taşı dikkate alındığında kilisenin çeşitli zamanlarda restorasyona tabi tutulduğu ve 1850'li yıllarda yıkılarak yeniden inşa edildiği anlaşılmaktadır.Patikadan girişte, hemen deniz tarafında iki katlı bina yer almaktadır. Günümüzde ikinci kata çıkışı sağlayan merdivenin basamaklarının tamamına yakını kırılmış olup ikinci katın üst döşemesinin büyük bir kısmı tahrip olmuştur. Manastırın doğal ve insani etkilere açık olması zaman içerisinde büyük bir kısmının yıkılmasına neden olmuştur.

Taksiyarhis Ta Çamia Manastırı:
Manastır, adanın çamla kaplı en yüksek dağının kuzey eteğinde Edremit Körfezi, Patriça Koyu, Güvercin ve Maden Adasına hâkim bir yerinde 1300 metre kare alan üzerine kurulmuştur. Yapım tarihi kesin olarak bilinmeyen manastırın 1770 yılından sonra kurulmuş olma ihtimali yüksektir. Manastırın avlu dışında bir hayvan damı, bir fırını ve üç kuyusu bulunmaktadır. Manastırın avlusunda her manastırda olduğu gibi kilisesi yer almaktadır. Kilise, dolgu zemin üzerine inşa edilmiş olup kuvvetlendirici payandalar ile desteklenmiştir. Payandalar daha sonra kesilmiş ve 1944 depreminde duvarların bir kısmı ile üst örtünün tamamı çökmüştür.

DENİZİN ÇAĞRISI;CUNDA ADASI KOYLARI
Cunda Adası'nda her koydan ve küçük adacıktan denize girilebilmektedir.Lale Adası girişindeki Belediye Plajı, Çataltepe'de bulunan plajlar ya da Pateriça'daki bir eşi daha olmayan doğal plaj tatilcilerin tüm isteklerine cevap verecek niteliktedir.

RÜZGARIN GÜCÜ;TARİHİ YELDEĞİRMENLERİ
Adada ilk yel değirmeni 1600?1650 yılları arasında kurulmuş. Bugün Aşıklar Tepesindeki Agios Yannis kilisesinin batı yönündeki yel değirmeni ilk değirmendir. Adanın kuzey doğusunda iki, kuzeybatı yönünde Ayvalık'tan gelişteki girişte de bir değirmen vardı.Son yapılan değirmense limanın güneybatı kısmında bulunmaktadır.Bu değirmen bir şahıs tarafından satın alınmıştır. Taşlarını ev yapımında kullanmak için sökmek istemişler yarıya kadar sökebildikleri için günümüze temel kalıntıları gelebilmiştir.

ADANIN SEMBOLÜ; TAŞ KAHVE
Ayvalık Cunda Adası'nın sembol mekanlarından biri olan Taş Kahve hem yaz, hem de kış aylarında misafirlerini ağırlamaktadır. Neoklasik mimari yapısı ve inşasında kullanılan taş ustalığı görülmeye değer özelliktedir.Burası adeta ada halkının buluşma noktasıdır. Binanın atmosferi daha adımınızı atar atmaz yakalar sizi.Akşam olunca ada halkı burada buluşur. Çaylar içilir, muhabbetler edilir.Adanın yaşayan, tarihe tanık olan mekanıdır Taş Kahve.

CUNDA ADASI'NA ULAŞIM
Karayolu: Efes-Bergama - Truva transit yolu üzerinde bulunuşu nedeniyle Ayvalık'a ulaşım çok kolaydır. Ayvalık'tan da Cundaya her saat başı otobüsler geçer.

Cunda Adası İzmir arası 156 kilometre, yaklaşık 3 saattir
İstanbul - Tekirdağ - Çanakkale - Cunda Adası 496 kilometredir.
İstanbul - İzmit - Bursa - Cunda 528kilometredir.
Ankara dan; Ankara - Eskişehir - Bursa 663 kilometredir.



 

 

 

 

  izmir çeşme alaçatı antalya kaş kalkan bodrum kuşadası saklıkent didim marmaris fethiye ayvalık kapadokya alanya fetiye köyceğiz efes
pansiyonlar oteller merkez tatil köyleri konaklama imkanları eğlence merkezleri geziler turlar mekanlar pansiyon otel cafe bar restaurant alışveriş sağlık ve kültür turizm