Ana Sayfa | Nerede Ne Meşhur? | Türkiye Seyir Rehberi | İlan Ekle | Konuk Defteri | Anket | Reklam Ajansı     
 
 
 



 
Çeşme Alaçatı
Hünnap Betül Pansiyon
  Çeşme Alaçatı
Ali Baba Restaurant

 

 

 

ESKİ FOÇA

Sahil boyunca arz-ı endam eden balıkçı teknelerinin denize düşen gölgeleri, balıkçıların dönüşünü bekleyen kediler, deniz kokusu, sahil lokantaları, taş Rum evleri,foklar ve siren kayalıkları? İşte karşınızda tüm güzelliği ile salınan bir kadın gibi Foça

FOÇA TANITIM
Foça, Ege Bölgesinde, İzmir iline bağlı bir ilçedir. İzmir Körfezi'nin doğu ve kuzey kanadını teşkil eden Foça, körfezin batı kanadında yer alan Karaburun ile karşı karşıyadır. Güney,batı ve kuzey tarafları Ege denizi ile çevrili bir yarımada üzerinde olan Foça'nın güney doğusunda Menemen, kuzey doğusunda Aliağa ilçeleri vardır. İlçe merkezi Eski Foça olarak tanınmaktadır. Yeni Foça, Bağarası ve Gerenköy beldeleridir.Yeni Bağarası, Ilıpınar, Yeniköy ve Kozbeyli'de köyleridir.
TARİHİN TANIĞI;FOÇA'NIN TARİHİ GÜZELLİKLERİ
Athena Tapınağı: Batı Anadolu'nun 12 İyon kentinden biri olan Phokaia kentinin ana tanrıçası olan Athena adına M.Ö. 590-580 yıllarında yapımına başlanan İyon düzeyindeki tapınak türünün erken örneklerinden biridir. Tüf taşından yapılmış sütunları, beşik çatı sistemini taşımaktadır. Athena Tapınağı'nın kazısı 1998-1999 kazı sezonunda başlamış ve halen devam etmektedir. Tapınak Phokaia'nın merkezinde ve şehre hakim bir konumdadır. Ana girişi doğuya bakmaktadır. Doğu yüzünün önünde de Athena'ya getirilen sunuların bırakıldığı bir sunak vardı. Tapınağın çevresi güzel bir podyum duvarı ile çevrilidir. Şu anki kazılarda bu podyum duvarının ortaya çıkarılması için çalışılmaktadır. Podyum duvarının üzerinde pek çok tapınak mimari parçaları da bulunmuştur. Ayrıca, Athena Kutsal Alanı 17. ve 18. yüzyıllarda yaşam mekanı olarak kullanılmıştır. Bu döneme ait pek çok mimari ve seramik buluntuları da ele geçirilmiştir.
Kybele Açıkhava Tapınağı: İ.Ö. 580 yılına tarihlenen yapıda, çeşitli büyüklüklerdeki beş nişte tanrıça Kybele'nin heykelleri ve kabartmaları yer alıyordu. Kayaya oyulmuş adak havuzuyla denizci fenerlerinin konulması için yapılan küçük nişler; denizden gelenlerin burada tapındıklarını göstermektedir. Kutsal alanın yaslandığı kayalık üzerindeki sur duvarları, duvar yapımının dört ayrı dönemini ifade eder. Arkaik surlar, harçsız yapılmıştır. Roma dönemi surlarında kireç harcı kullanılırken, Ceneviz ve Osmanlı dönemi surlarında kireç harcı, kum, tuğla parçası ve kiremit tozlarından oluşan Horasan Harcı kullanılmıştır. Athena'nın kökeni Babilli Kraliçe Izdar'a kadar dayanmaktadır. Kybele Anadolu'nun tanrıçasıdır. Kybele, Arkaik dönemden itibaren çok saygı görmüştür.
Tiyatro: İ.Ö.340-330 yıllarına tarihlenen tiyatro son dönem kazılarda bulunmuştur. Anadolu'nun en eski tiyatrosudur.Kazı iki ayrı bölümde yapılmıştır. Birinci bölümde 4,5 m. yüksekliğindeki Analemna Duvarı iyi korunmuş bir halde ortaya çıkarılmış; ikinci bölümde ise 4 ayrı basamak bulunmuştur. Basamaklarda Fuyte Oyta yazısına rastlanmıştır. Buradan her mahallenin ayrı bir bölümde yer aldığı ortaya konmuştur. İ.S. 1.yüzyılda seramik çöplüğü, 2.yüzyılda mezarlık olarak kullanılmıştır. Dayanıklı bir taş türü olmayan ve yörede Foça Taşı olarak anılan Tufa'dan yapılmıştır.
Arkaik Duvar ve Heredot Duvarı: Son dönemdeki kazılarda Foça'nın Arkaik dönemde 5 kilometre uzunluğunda surlara sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Maltepe Tümülüsü tepesinde yapılan kazılarda İ.Ö.590-580 yıllarına tarihlenen sur duvarları bulunmuştur. Heredot bu duvarlardan sıkça bahsettiği için Heredot Duvarı olarak anılmaktadır. Payanda duvarın yanında yer alan 4metre genişliğindeki boşluğun kent kapısı olduğu saptanmıştır.Kazılarda çıkarılan Pers ok ve mızrak uçları, kırık amphoralar, eski mancınık gülleleri İ.Ö.546'da büyük bir savaş olduğunun kanıtıdır. Pers Komutanı Harpagos'un ordusuyla Phokaialılar arasındaki savaş,Harpagos'un zaferi ile sonuçlanmıştır.
Mozaikler: Son dönemdeki kazılarda Arkaik, klasik, Helenistik ve Roma dönemine ait yerleşim katları ortaya çıkarılmıştır. 1993'teki kazılarda çıkarılan İ.S.5-4 yüzyıllarda tarihlenen Roma dönemi villasının taban mozaiklerinden biri hasarsızdır. Diğeri biraz ileride kısmen hasarlı olarak bulunmuştur. Sağlam kısmı restore edilip İzmir Arkeoloji Müzesi'ne konmuştur.
Taş Ev: Foça'nın 7 km. kadar doğusunda kuru bir dere yatağı kenarında, İ.Ö. 4.yüzyıla tarihlenen, Lydia / Lykia geleneğinde; Pers etkisi altında kalınarak yapılmış bir mezar anıttır.
Şeytan Hamamı: Antik Çağ'da kayalar oyularak yapılmış bir aile mezarıdır. Mezar uzun bir yol ve iki mezar odasından oluşmuştur. Yapılan kazılar sırasında bulunan seramik, mezarın İ.Ö 4.yüzyıla ait olduğunu ortaya koymuştur.
Sur ve Beşkapılar: Beşkapılar, Osmanlı Dönemi kalesinin kayıkhane bölümüdür. Buradaki yazıta göre Kanuni Sultan Süleyman zamanında 1538-1539 yıllarında onarım görmüştür. Beşkapılar, 1983 ve 1994 yıllarında restore edilmiştir. Şehrin etrafını çevreleyen surların en iyi korunmuş bölümleri, yarımada üzerindeki Bizans, Ceneviz ve Osmanlı dönemlerine ait onarımlardır.
Yel Değirmenleri: Foça'ya gelirken indiğiniz yokuşun solunda yer alan dağdır Top Dağı ve üzerinde tarihi yel değirmenleri vardır. Artık yıkılmaya yüz tutmuştur ama hem tarihi anımsatır,hem de güzel bir manzara yaşatır. Yakın zamanda yel değirmenlerinin restorasyonu planlanmaktadır.
Fatih Camii: Foça'nın Türk dönemine ait en önemli yapısıdır. Yapıda iki kitabe vardır. Avlu kapısındaki kitabe 1531 tarihlidir. Kitabeye göre Avlu Kapısı Mustafa Ağa adlı bir kişi tarafından yaptırılmıştır. Ana giriş üzerindeki kitabeye göre de Kanuni Sultan Süleyman'ın emriyle yeniden inşa ettirilmiştir. Kitabelerden, caminin Foça'nın fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılarak 1531 yılında bir avlu ile çevrelendiği, daha sonra Kanuni Sultan Süleyman'ın emri ile ancak onun ölümünden sonra 1569-1570 yıllarında yeniden inşa edildiği anlaşılmıştır.
Kayalar Camii: Dikdörtgen planlı düz tavanla örtülü bir camidir. 15. ya da 16.yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Minaresi 19.yüzyılda yapılmıştır.Bizans dönemine ait devşirme malzeme kullanılmıştır ve üzerini örten ahşap tavan yenilenmiştir.
Hafız Süleyman Mescidi: Giriş açıklığı üzerindeki kitabeye göre 1548'de Foça Kalesi dizdarı Kurt Hacı Mustafa tarafından inşa ettirilmiştir. Günümüzdeki şeklini 18-19.yüzyılda almıştır. 1917'de ibadete kapanan mescit 1992'de yeniden açılmıştır.
Osmanlı Mezarlığı: 16.yüzyıldan 19.yüzyılın sonuna kadar gömüye açık olduğu  anlaşılmaktadır. Mezar taşlarında gül, selvi ağacı, üzüm salkımları, nar, hurma ve stilize edilmiş birçok bitkisel motif yer almaktadır.
DENİZİN ÇAĞRISI; FOÇA'DAKİ ADALAR
Foça önlerinde yer alan, altı adet ıssız ada bulunmaktadır. Bunlar; Orak, İncir, Fener, Hayırsız, Kartdere ve Metelik adalarıdır.Orak Adası'nın güney kıyısında uzun bir çakıllı kumsal; Orak, Hayırsız ve Kartdere'de 80 metre yüksekliğe ulaşan dik yarlar bulunur. Adalar genelde otsu, çalımsı bitkiler ve makiyle kaplıdır. İncir Adası'nın kuzey kıyılarında küçük bir çam ormanı, Fener Adası'nda ise kaktüsle kaplı bir alan bulunur.İncir adasının piknik alanı ve plaj olarak kullanılması dışında adalarda insan etkinliği yoktur. Çevredeki irili ufaklı pek çok adayla koya günübirlik tekne turlarına katılabilir ya da özel bir tekne kiralayabilirsiniz.İlk durağınız eski Foça'ya yarım saat uzaklıktaki Orak Adası olacaktır. Adanın ilk bölümünde küçücük bir göl vardır. Göle paralel ilerlemeye devam ederseniz, eşine hiç bir yerde rastlanmayan, hayranlık uyandıran Siren Kayalıkları çıkacak karşınıza. Rüzgarın ve dalgaların aşındırarak dantel gibi işlediği kayalıkların sevimli ev sahipleri Akdeniz Fokları'nı eğer şansınız varsa görebilirsiniz.
EFSANEVİ SİREN KAYALIKLARI
Sirenler (seirenler) ve siren kayalıkları, ilk defa Homeros'un Odysseia destanı ile karşımıza çıkar. Sirenler, geniş kanatlarıyla kuş vücutlu ve çok güzel kadın başlı yaratıklardır. Esrarengiz sesleri ve en güzel müzik mırıltıları erkeklerin akıllarını başlarından alırlar.
Homeros'un Odysseia destanında, Kral Odyseus'un Troya (Truva) savaşından dönüşü anlatılır.
Savaş biteli 10 yıla yakın bir süre geçmesine rağmen, İthaka Kralı Odysseus yurduna dönememiştir. Yıllardır bir adada tutukludur. Tanrılar sonunda yurduna dönmesine izin verirler. Odysseus, on iki gemisi ve yoldaşlarıyla yola çıkar, üç yıl denizlerde zorlu mücadeleler verir.Efsaneye göre Odysseia, Ege denizinde Phokaia kıyılarına, büyücü Kirke'nin anlattığı sirenlerin adasına yaklaşır. Bu adanın (Foça'da Orak Adası'nın batısı) kayalıklarında yaşayan sirenler'in sesleri oradan geçen gemicileri büyülermiş ve bu sesi duyan gemiciler ölünceye kadar orada kalıp helak olurlarmış.Odyseus, gemisiyle bu kayalıkların arasından geçmek üzereyken, büyücü Kirke'nin sirenler hakkındaki uyarısını hatırlamış olduğundan. Sirenlerin büyülü çığlıklarına kapılmamak için kendisini de geminin direğine halatlarla sıkıca bağlatmış, ağzını süngerle kapatıp, tayfalarının kulaklarını da bal mumu ile tıkattırmış.Böylece siren kayalıklarından çıkan sesi sadece kendisi duyacakmış, daha sonra; tam sirenlerin yanından geçerken sonsuza kadar bu körfezde kalmak için tayfalarına emir vermek istemiş, ağzı kapalı olduğu için başaramamıştır. Siren kayalıklarından çıkan sesler, rüzgarın uğultusuna ve dalgaların coşkusuna karışarak körfezin kıyısına vururken, Odyseus'un gemisi bu büyülü dünyanın içinden süzülerek geçip gitmiş, İthaka'da 20 yıllardır onu bekleyen karısı Penelope'ye dönmüş.Bu dönüş, Kavavis'in dizeleriyle bambaşka anlamlara bürünür. "İthaka'ya varmak!" Bir amaca, bir ülküye, bir umuda,bir aşka ulaşma çabasının bir çeşit simgesidir.
"Hiç aklından çıkarma İthaka'yı
Oraya varmak senin başlıca yazgın."
Günümüzde ise Siren Kayalıkları, fok balıklarının yaşam alanıdır. Buradaki kayalıkların arasındaki mağaralar fokların barınaklarıdır. Bu nedenle de bu mağaraların yakınlarında fokları ürkütmemek için denize girmek ve kayaların üzerine çıkmak yasaklanmıştır.
YEREL MİMARİNİN EN GÜZEL ÖRNEĞİ;FOÇAEVLERİ
Geleneksel Foça evlerini Kule evler, Bitişik düzen evler, Tek ev tipi olmak üzere başlıca üç grupta incelenebilir. Kule evler; Foça'nın dışında, terkedilmiş ya da halen yerleşme yeri olan köylerde, dağınık olarak tek ya da toplu durumda bulunurlar. Yüksekliklerinin cephe
genişliğinden daha fazla olması nedeniyle "kule ev" ismiyle adlandırılırlar. Bitişik düzen evler ise bir sokak içerisinde karşılıklı ve bitişik düzende, yan yana yapılmışlardır. Bitişik düzen evlerde ön bahçe yoktur, yapılar doğrudan sokağa açılır. Tek ev tipi evler ayrık düzende, sıvasız yığma taş yapılardır.
LEZZETİN YOLCULUĞU; FOÇA'DA YEMEK
Foça deyince akla balık ve balık restoranlarının gelmesi tesadüfi değildir. Foça'daki günübirlik turizmin en önemli etkenlerinden biridir balık restoranlarıdır. Büyük şehirlerde yaşayanların tercihi olan taze balıkla birlikte deniz havasını koklamak, Foça'nın insanı kendine çeken büyülü atmosferiyle daha da vazgeçilmez olur.Restoranlarda balığınızı seçebilir, fiyatını kilosunu belirleyip arzu ettiğiniz gibi pişirilmesini isteyebilirsiniz. Bin bir çeşit mezeler arasından istediklerinizi seçip, değişik deniz ürünü salataları ve ara sıcaklarınızı sipariş ederek, sızma zeytinyağıyla hazırlanan Ege otlarının çeşitlerini mevsimine göre yiyebilirsiniz.
FOÇA'YA ULAŞIM
Karayolu: İzmir-Çanakkale karayolu'nun 39. kilometresinden Eski Foça'ya döndükten sonra, 26 kilometrelik yol izlenerek Eski Foça'ya; 46. kilometresinden Yeni Foça'ya döndükten sonra 14 kilometrelik yol izlenerek Yeni Foça'ya ulaşılır. Eski Foça ile Yeni Foça arasında 22 kilometrelik bir sahil yolu da vardır.İzmir ile Eski Foça ve Yeni Foça arasında ayrı ayrı olmak üzere ortalama yarım saatte bir karşılıklı olarak otobüs seferleri düzenlenmektedir.



 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

  izmir çeşme alaçatı antalya kaş kalkan bodrum kuşadası saklıkent didim marmaris fethiye ayvalık kapadokya alanya fetiye köyceğiz efes
pansiyonlar oteller merkez tatil köyleri konaklama imkanları eğlence merkezleri geziler turlar mekanlar pansiyon otel cafe bar restaurant alışveriş sağlık ve kültür turizm