Ana Sayfa | Nerede Ne Meşhur? | Türkiye Seyir Rehberi | İlan Ekle | Konuk Defteri | Anket | Reklam Ajansı     
 
 
 




 

 

 

SİDE

Günbatımında sahilin güzelliğini, esen rüzgarın içinizi ürperten coşkusu doldurur.dalgaların kumsalla raks edişinde doğru yerde olduğunuzu anlarsınız. Tarihi ve doğasıyla sizi sarıl sarmalayan Side.

SİDE TANITIM

Side, Antalya İli'nin Manavgat İlçesi'ne bağlı bir turizm beldesidir. "Side" adı Anadolu dilinde "Nar" anlamına gelmektedir. Bu özellik ve belgede bulunan bazı yazıtlardan elde edilen bilgiler Side tarihinin Hititlere kadar uzandığını göstermektedir.Bugün güzel bir sahil kasabası olan Side'de antik kalıntılar, sıcak bir iklim, kumlu plajlar, birçok alışveriş merkezi ve modern konaklama tesisleri turistleri bu yöreye akın akın getirmektedir.Burada deniz manzaralı sayısız restaurant, kafe ve barın yanı sıra Side'nin o dar sokakları boyunca uzanan ve Türk el sanatlarının şaheser örneklerini satan sayısız dükkan ve mağaza bulunmaktadır. Sütunlu kemerler üzerine inşa edilmiş olan tiyatro bölgedeki diğer tiyatrolar arasında en büyük olanıdır.Diğer kalıntılar arasında agora, gymnasium deniz kıyısındaki Apollo Tapınağı, çeşmeler ve nekropolis vardır. Şimdi müze olan geniş Roma hamamı Türkiye'nin en güzel arkeolojik koleksiyonlarından birine sahiptir.

TARİHİN TANIĞI; SİDE'NİN TARİHİ ZENGİNLİKLERİ

Side Müzesi,Side'de yer alan pek çok tarihi eserin sergilendiği önemli bir müzedir. Devres Ailesi'nin maddi katkılarıyla restore edilen İ.S.5. yüzyıldan kalma, Roma Hamamında, Side'de bulunan eserler görülebilir. Bu hamam; Side içinde, Agora'nın karşısında bulunduğundan adı Agora Hamamı olarak da geçer. Yapı beş bölümden oluşur. Restorasyon sırasında bunlardan üç tanesinin üzerleri kapatılarak, müzenin sergi salonları elde edilmiştir. Hamamın diğer bölümleri ile bitişiğinde müzenin bahçesini oluşturan Palhistra'da açık sergileme vardır. Müzede sergilenen yapıtlar: 1947-1967 yılları arasında Side'de yapılan kazılar sonucu ortaya çıkarılan eserlerdir. Ord.Prof.Dr.Arif Müfid Mansel başkanlığında yapılan bu kazı araştırmalarından sonra Side kazılarına 1998 yılına kadar ara verilmiş. Çalışmalar daha çok tiyatro ve tapınaklarda onarım ve restorasyona yönelik her yıl küçük çapta olmuştur. Ama 1999 yılı başından itibaren Tiyatroda, Liman Hamamında, Side'nin girişindeki Mezar Anıtı'nda, Sütunlu caddenin kuzeyinde daha çok onarım ve restorasyona yönelik kurtarma kazıları yapılmıştır.Çevre düzenlemesiyle birlikte Mezar Anıtı'nın onarımı bitirilmiştir.Müze'de Helenestik, Roma ve Bizans dönemlerine ait heykeller, kabartmalar, lahitler yanında pişmiş toprak, cam ve bronz buluntular da sergilenmektedir.

Side Müzesi

1 No'lu Salon:
Hamamın ilk giriş kısmı (soyunma salonu) tonozu yıkılmış üzeri açıktır. En önemli eseri zafer tanrıçası Nike'dir. Diğerleri yunanca ve Greekçe yazıtlar ile mermerden bir oyun masası bulunmaktadır.

2 No'lu Salon:
1 no'lu salon Apoditerium, 2.no'lu salon ise Frigidarium yani soğuk salondur. Soyunma ve giyinme bölümleri burada yer alır.Yıkılan tonozları restore edilemediğinden açık teşhir vardır. Sergilenen eserler sağ tarafta Side doğu kapısında bulunarak buraya getirilmiş silah kabartmalı taş levhalardır. Bunlar; Helenistik devirde doğululara karşı kazanılan bir zaferden sonra yapılarak, kapının üzerine, zafer nişanesi olarak konulmuş olup, harpte kazanılan ganimetleri sembolize etmektedir. İşçiliklerinin itinasız gibi görünmesi, yaklaşık 15 metre yükseklikte durmaları ve perspektif göz önüne alınarak yapılmalarından dolayıdır. Salonunun ortasında yer alan siyah bazalt taştan yuvarlak, köşeli kaideli, dışı lotus çiçek kabartmalarıyla süslü eser vazo şeklinde bir mezardır. Kapağı da kayıptır. Ticari yolla Güney Anadolu'dan gelmiştir. Geç Hitit devrine ait başka salonun orta kısmındaki sırada mermerden, silindirik kabartmalı iki adet mai kurban sunağı, nişlerde mermer torsolar; kubbeli soğuk su havuzunun içinde ise güneş saati yer almaktadır. Aslında üzeri tonoz kemer ile örtülü olan bu açık salon doğuda hamamın sıcak salonları, batıda paleistra, doğu köşesindeki bir kapıyla da külhanla buluşmaktadır.

3 No'lu Salon (Yuvarlak Salon):
Esas müzenin kapalı kısmına girişi sağlayan büyük kapıdan içeriye ilk girilen yerdir. Yuvarlak, üzeri kubbeli (fenerli) duvarlarında simetrik dört yıkanma nişi bulunan salon, artık tamamen terleme yeri (laconicum) denilen en sıcak kısmıdır. Bu bölümün kapı geçitleri dışındaki yarım daire şeklindeki dört nişte dört heykel yer almaktadır. Bunlardan biri olan kadın heykeli Puducitia denilen tipe girmekte, bol kıvrımlı ve himetionu ile dikkati çekmekte kollarının durumu ile de zarif bir görünüş arz etmektedir. Roma devri M.S.2. yüzyıla aittir. Başı ve ayakları kırıktır. Diğer üçünün biri erkek, ikisi de kadın heykelidirler.

4 No'lu Salon (Havuzlu Salon):
Hamamın sütunlu cadde cephesine paralel uzanan sıcak bölümüne antik çağlarda Caldarium denilirdi. Diktörtgen planlı, olup kısa cephelerde birer büyük, uzun yol cephesinde de yarım daire şekilli üç küçük havuz bulunduğundan "havuzlu salon" denilmektedir. Hamamın en önemli bölümü büyük pencerelerle aydınlatılmakta olup duvarlarında nişler vardır. Tonozu taşıyan kemer kaburgaları dahil mermerle kaplıdır. Salon alttan hypocaust sistemi ile ısıtmalıdır. Salona girince hemen sağdaki nişte büyük Nike heykeli, duvara raptedilen raflarda ve konsol üzerinde tanrı ve tanrıça heykelcikleri, torsolar ve mermer baş portreleri bulunmaktadır. Güneydeki havuz içinde amphoralar, üst kısmında sunaklar ve kabartmalı lahit parçaları vardır. Kuzey büyük havuz içinde kremasyon çömlek mezarlar, mermer bir lahit teknesi tuğladan bir mezar yapılmış içinde bir erkek iskeleti teşhir edilmektedir. Havuz üstündeki set üzerinde ise yine heykeller vardır. Ortada sütunlu caddede parçalar halinde bulunan Herakles çıplak olarak tasvir edilmiş, üzerinde aslan postunun örttüğü sopasına dayanmıştır. Budaklı sopası ve aslan postu güçlü Herakles'in sembolüdür. Buradaki pozisyonu; 12 macerasından biri olan Hesperid'lerin altın elmalarını çaldıktan sonra dinlenirken,görevi tamamlamanın verdiği rahatlama anı tasvir edilmiştir. M.S.2.yüzyıla aittir.

Üç güzeller:
Tiyatroda sahne binası yanında bulunmuştur. Başları, kolları ve bacakları eksiktir. Mitolojide Kharitler olarak geçen güzeller, sevimli şeylerin, şenliklerin tanrıçalarıdır. Parlaklık, ışıltı, güzellik anlamına gelir. İnsanların içine sevinç, neşe serperek onları coşturur. Sanatı korur ve ilham verirler. Çoğu zaman Apollon ve Dionyzos şenliklerinde şarkı söyler ve eğlenirlerdi. Bugünün sanatçıları gibi olduklarından çok sevilirler ve her devirde çok miktarda yapılmışlardır. Aynı zamanda birbiriyle yarışan güzellik tanrıçalarını da temsil etmektedirler. Genellikle üçü yan yana, cepheden bakılmak üzere tasvir edilmişlerdir. Eser Roma devri kopyasıdır.

5.No'lu Salon:
Bu salona hem 3 no'lu yuvarlak salondan, hem de havuzlu salondan girilir. Hamamın Tepidarium denilen ılıklık kısmıdır. Dikdörtgen şekilde yine üzerinin tonozu tamamlanmış, duvarlarında nişler vardır. Bu salonun plandaki 5 no'lu (Apoditeryum) ile girişe açılan kapısı teşhir salonu yapılırken kapatılmıştır. Müzenin bu bölümü; en çok eserin teşhir edildiği salonudur. Yuvarlak Salondan içeriye girince ilk dikkate çeken, boydan heykeller, ortada Lahitler, güney derin niş içindeki Hugeia (sağlık tanrıçası), önündeki Apollan heykelleri; batı uzun duvar nişindeki Nemesis ve osthotekler; kuzey içindeki sfenksler ile duvar önündeki kadın heykeli; batı niş içindeki başsız tanrıça Athena heykeli ile duvar önlerinde yapılmış kaide üzerine yerleştirilmiş torsolar; duvarlara raptedilmiş küçük raf üzerindeki mermer portre başlar ile doğu duvar nişi içindeki zırhlı giysili imparator büstü salonun seyre değer eserleridir. Aşağıda Agora'da bulunmuş olan bu imparator gövdesi zırhlı giysisi üzerine kabartmalarla süslüdür. Alt tarafı bulunamayan bu imparator heykelinin başı M.S.3.yüz yılda bir başka imparatoru tasvir etmek üzere değiştirilmiştir. Zırh üzerindeki baktığını taş kesen Medusa figürü vardır.

Eroslu Lahit:
Bu salonun en güzel eseridir. Doğu nekropoldaki mezar anıtında bulunmuş, dikdörtgen prizma bir tekne ve tapınak çatısını andıran bir kapaktan oluşan Pamphilia tipinde bir lahittir. Roma devrinde Lahitler, ölen kişinin öbür dünyada da yaşanacağı ve ruhunun korunacağı mekanlar olarak düşünüldüğünden, ev tipinde yapılmışlardır. Dikkat edilip bakıldığında tekne süslü alt kaidesiyle bir evi, kapağı ise stilize edilmiş hatlarla kiremit döşeli bir çatıyı andırmaktadır. Tekne kısmının dış yüzlerinde yüksek kabartma içki içip sarhoş olarak dans eden aşk tanrısı Eros tasvir edilmiştir. Köşelerde ise ellerinde hurma dalı tutan kanatlı zafer tanrıçaları, ölen kişinin hayatta iken başarı kazandığı ve mücadelelerini zaferle sonuçlandırdığının ifadesidir. Kapak üzerindeki aslan başları dam suyunu akıtan çörtenlerdir. Lahit Roma döneminde M.S.3.yüzyıl başlarına aittir.

DENİZİN ÇAĞRISI; SİDE PLAJLARI

Side'de Mavi Bayrak sahibi pek çok plaj vardır. Bu plajlardan bazıları; Titreyen Göl ve Titreyen Göl 2, Sorgun ve Sorgun 2,Side ve Side 2, Side Halk Plajı,Club Ali Bey, Sol Kamelya ve Köymeydanı Plajı'dır.
Titreyen Göl; 3000 metrekarelik bir alana sahiptir. 22 tesis ve 18.000 yatak kapasitesini içerisinde bulunduran Titreyen Göl, içinde karabataktan Pekin Ördeğine kadar çok sayıda kuşu barındırmaktadır. Titreyen Göl'ün aynı zamanda ilginç bir hikayesi de vardır. Rivayet göre, gölün kenarında yaşayan ve kuşları besleyen yaşlı bir balıkçı oturmaktadır.

Kuşlar yaşlı balıkçıyı gölün kenarında gördüklerinde kanatlarını çırparak ona doğru gelirdi. Bir gün bu gölde avlanan avcılar su üstündeki ördekleri vurur. Yaşlı balıkçı bunun karşısında avcıların üzerine yürür ve onları avlanmaktan vazgeçirmeye çalışır. Avcılar yaşlı adamı iter ve su üstündeki vurdukları ördekleri almaya çalışır. Bu sırada diğer ördekler hep birlikte havalanarak kanatlarıyla bir hortum oluşturur ve avcıları kaçırırlar. Bu olaydan sonra göl hep titremeye başlar. Bu titremeye yöre halkı, kuşlar yaşlı balıkçıya ağlıyor diye yorum yaparlar.

Sorgun Plajı; Manavgat'a giderken güneye inen yoldan yaklaşık 6 kilometre gidildiğinde ulaşılan şirin, doğal bir plaj ve sahildir.Side Plajı; Akdeniz'in öteki tatil yörelerine göre daha küçük ve sevimli bir yer olan Side Plajı, doğal güzelliği ve sıcaklığıyla tercih nedenidir. Tarihi kalıntıların yanı başında, bol bol güneşlenmek ve tertemiz sularda yüzmenin tadını çıkarmak için doğru bir adrestir.

SUALTININ GİZEMLİ DÜNYASI; SİDE'DE DALIŞ

Akdeniz kıyı şeridinde dalış için en güzel ve en uygun yerlerden biri olan Side ve kıyılarında uluslararası düzeyde scuba eğitimi veren okullar vardır. Bazı okullar katılımcılarına CMAS, bazıları ise PADI sertifikası vermektedir. Bu okullar her sabah bu noktalara botla giderek kursiyerlere başlangıç ve ileri düzey eğitimleri vermektedir.

YELKENLER FORA; SİDE'DE YATÇILIK

Side koyları ve Akdeniz'in berrak suları ile yatçılar için önemli bir yerdir. Zengin kıyıları, mağaraları, koy ve sahil çeşitliliği ile Side tüm güzelliğini yatları ile gelen misafirlerine sunmaktadır. Uzun yaz mevsiminde genelde batı ve kuzey batıdan esen rüzgar yelken açmak için idealdir. Turkuvaz sularla çevrili koylardan bazıları 2000 metre yüksekliğe ulaşan dağları görebilirsiniz. Side'de çevredeki koylara ve adalara deniz yolculuğu yaptıktan sonra bu koylara tekrar tekrar gitmek isteyeceksiniz.

DOĞAYLA İÇ İÇE BİR GÜN; SİDE'DE JEEP SAFARİ

Jeep safari turları; 4,6,8'er kişilik arazi jeepleriyle eşsiz manzaralı Toros Dağları'nı keşfetmek için yapılan günübirlik gezi ve turlardır.Tur esnasında arazi jeeplerini Toros Dağları'nın engebeli,el değmemiş doğal güzellikleri arasındaki patikalarda kendiniz kullanarak eşsiz sürüş macerası deneyimi yaşayacaksınız.Sabahleyin katılımcılar otellerinden veya başlangıç noktalarından alınarak şehir dışındaki, jeep safari başlama noktasına gelinir.Tüm jeep'ler gruplara paylaştırılarak birlikte konvoy halinde yola çıkılır. Toroslar'ın el değmemiş büyüleyici manzarası arasında yol alınır.Yaklaşık 400 metre yükseklikte bir tepede fotoğraf molası verilir ve Toros Dağların'dan Akdeniz'in kuşbakışı fotoğrafları alınır.Tekrar hareket ile muhteşem görüntüler arasında Toroslar'da doğa ile baş başa olan yolculuk devam eder.

SİDE'YE ULAŞIM

Karayolu: Side'ye büyük şehirlerin her dirinden direk otobüs bağlantısı bulunmaktadır.

Havayolu: Side'ye en yakın havalimanı 70 kilometre uzaklıktaki Antalya Havalimanıdır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

  izmir çeşme alaçatı antalya kaş kalkan bodrum kuşadası saklıkent didim marmaris fethiye ayvalık kapadokya alanya fetiye köyceğiz efes
pansiyonlar oteller merkez tatil köyleri konaklama imkanları eğlence merkezleri geziler turlar mekanlar pansiyon otel cafe bar restaurant alışveriş sağlık ve kültür turizm